Ağaçören ilçe merkezinden başlayan rota üzüm bağlarının ve kabak tarlalarının arasından geçerek köyleri ziyaret eder.
Melendiz Irmağı’nı izleyen rota, insanlığın yerleşik hayata geçiş sürecinin yaşandığı köylerden biri olan Aşıklı Höyük’te başlar.
Hasandağı volkanını karşısına alan rota, muhteşem manzaralar eşliğinde göletleri ziyaret ederek 15. Km’de bulunan Yanyurt köyüne ulaşır.
Boğazköy’den başlayan rota, 3 km kadar tatlı bir rampada tırmandıktan sonra, inişe geçer. Sarıyahşi Göleti’ni geçtikten sonra 700 m tırmanıp yeniden rampa aşağı ilerleyen patikalarda devam eden rota, Sarıyahşi kasabasını geçip, Türkiye’nin en uzun ırmağı olan Kızılırmak’ta sona erer.
Farklı coğrafyasıyla etkileyici manzaralar veren Ekecek Dağı’nın etrafındaki köyleri ziyaret eden rota, dalgalı bir patikada başlayıp, 9. km’de inişe geçer.
Türk sinema tarihinin ünlü komedyeni Kemal Sunal’ın “Keriz” filmine ev sahipliği yapan Gücünkaya Köyü’nden başlayan rota, hafif inişli çıkışlı patikaları izleyerek Mamasın Gölet’ine ulaşır.
Mamasın Barajının enfes manzarasına sahip Gökçe Köyünden başlayan rota gölete bakan platoya gizlenmiş mağaraları ve kiliseleri geçerek, çok sert olmayan bir inişle Gücünkaya köyüne ulaşır.
Oldukça mistik bir atmosfere sahip bu fotojenik rota, nazik bir inişle başlayıp, enfes bir kratere tırmanan tatlı bir rampa ile sona erer.
Muhteşem dağ manzarasının eşlik ettiği bu rota, Anadolu evliyalarından asıl adı Şeyh Hamid-i Veli olan, Somuncu Baba Türbesi’ni ziyaret ederek, kırsala doğru ilerler.
Anadolu’nun ünlü evliyalarından, Somuncu Baba olarak bilinen Şeyh Hamid-i Veli’nin türbesinden başlayan rota, şehirden çıkıp kısa bir tırmanış yaptıktan sonra dalgalı patikalarda ilerler.
Kemer ilçe merkezinden yola çıkarak batı yönünde, Gedelme Yaylası'na doğru ilerliyoruz ve tekrar Kemer'e dönüyoruz. Bu, daha zorlu rotalara hazırlanmak için ideal bir antrenman rotası!
Tüm tırmanışlar rotanın ilk yarısında. İkinci bölüm kolay olacak ama iniş için frenlerinizi kontrol edin!
Bu rotada bizi zorlu bir başlangıç bekliyor. Eğer bacaklarınıza güveniyorsanız, şimdi sınırları zorlama zamanı!
Rotadaki ilk 12 kilometrenin ortalama eğimi tam %12. Bu durum, rotamıza profesyonelleri dahi yavaşlatabilecek sert bir tırmanışla başlayacağımız anlamına geliyor.
Eğer adrenalin pompalamak istiyorsanız, doğru sayfadasınız! Bu Enduro Dağ Bisikleti rotası, yüksek düzeyde adrenalin ve çok daha fazlasını vadediyor!
Rotanın yüzde altmışı patika yollardan oluşuyor. Deniz seviyesinden 300 metre yüksekliğe 4,5 kilometre içinde çıkacağız ve sonrasında heyecan tam olarak başlayacak. Sonraki yaklaşık üç kilometrelik mesafe, dik bir inişten ibaret!
Bu rota, dağ bisikleti profesyonelleri veya çok deneyimli olanlar için!. Dokuzuncu kilometreden 12. kilometreye kadar olan iniş kısmındaki ortalama eğim %16 civarında!
Antalya'nın en zorlu dağ bisikleti rotalarından biri! İlk durak yaklaşık 1,770 metre yükseklikteki Çukuryayla olacak.
Tahtalı Dağı'nın doğu yamaçlarında yer alan ve rotanın son durağı olan Beycik, Akdeniz'e tamamen hakim olacağınız bir yer. Oraya ulaşmak için, 22 kilometre boyunca yaklaşık 1,450 metre irtifa kaybetmek gerekecek.
Bu rotada toplam 1,115 metre irtifa kazanacağız ve bunun yarısını ilk 10 kilometrede, ortalama %5 eğimi geçerek başaracağız!
18. kilometrenin sonunda, el değmemiş bir Akdeniz hazinesi olan Maden Koyu'na varacağız. Şehir gürültüsünden uzak olan bu koy, kamp için ideal bir mekan.
Rotanın başlangıç noktası, 1,100 metre rakımlı ve oksijenle dolu bir yayla olan Ovacık!
Ellerimizi frenden ayırmadan Gedelme'ye ineceğiz. Orada, dokuzuncu yüzyıldan kalma bir Ortaçağ Bizans Kalesi bizi bekliyor olacak.
Bu rota, bizi Ovacık'tan 1,793 metre rakımdaki Sarıçınar Dağı'nın zirvesine götürüyor. Ancak son durağa ulaşmak için acele etmeyeceğiz!
Karşılaşacağımız sedir ormanları bizi mola vermeye zorlayacak. Sedir dışında, endemik bir tür olan çam ağaçları da mola vermek için iyi bir neden olabilir!
Rota boyunca asırlık çam ağaçları arasında sürüş yaparak harika bakı noktalarından Akdağ zirvelerini ve vadinin ihtişamlı görüntüsünü seyretmek mümkün. Vadi içinde mavi toros sedirlerini bu sürüş boyunca yakından görebilme şansına sahip olacaksınız.
Çameli merkezden başlayan bu rota, muhteşem çam ve ardıç ormanları arasında devam etmektedir. Bahar aylarında mantarların zengin olduğu bir rotadır.
Çam ve ardıç ağaçları yürüyüş boyunca bizlere eşlik ediyor bu rotada.
Buz gibi akan dereleri, sedir ormanlarını, yaban güllerini, yabani zambakları, bazı endemik bitkileri bulabileceğiniz muhteşem bir rota.
Çameli ilçe merkezinden başlayan pedal çevirme, yüzlerce küçük şelale ile 30 metre yüksekliğinde büyük bir şelale ile buz gibi sulara sahip Emecik Kanyon’unda son buluyor.
Harika manzaralar eşliğinde Akdağ zirvesine ulaşıyoruz. Sürüşümüz boyunca asırlık çam ağaçları ve mavi toros sedirleri bizlere eşlik ediyor.
Kirazlıyayla’dan başlayan serüven, Elmalı’da son bulduğunda, dinlenebileceğiniz harika noktalar ile karışılacaksınız. Elmalı’da bulunan alabalık restoranlarından birine uğrayabilirsiniz
Bu rota Kolak Köyü’nden çam ağaçları arasından geçiyor. Gölde dinlenmek isteyen bisiklet severler için Kolak Gölü’nün o muhteşem doğasında kamp ve dinlenme için imkanlar mevcut.
Şirince'den köyün güneyine doğru yola çıkacağız ve bir süre arnavut kaldırımlı sokaklarda ilerlemeye devam edeceğiz. Sonrasında meyve bahçelerini geçecek ve ormana ulaşacağız.
Ağaçların ve çalıların arasından çıkarak Küçük Menderes Nehrinin Deltası'nı göreceğiz. İnişin sonunda Çamlık Köyü'ne varacağız.
This route, which is not very long but is quite challenging, ends next to the House of the Virgin Mary. We’re going to climb Bülbüldağı (Mt. Koressos) and gain an altitude of about 300 meters. At the top of the mountain, we’ll find the House of the Virgin Mary, one of Christianity’s holiest shrines.
Göl kenarında, kolay ve dinlendirici bir rota.
İlk altı kilometrede dört ila beş metre genişliğinde bir toprak yolda ilerledikten sonra bizi, son kilometreye dek dar geçitler bekliyor olacak.
Sonra Alaman ve Gebekirse göllerinin yanından geçeceğiz. Eğer göç mevsimine denk geldiyseniz, bir mola verip kuşları izlemeyi ihmal etmeyin.
Deniz kenarından yola çıkıyoruz! Birçok kamp alanı, Pamucak sahilinde bizi bekliyor olacak.
Yolumuz, zamanla Menderes Nehri'nin alüvyonla doldurarak Ege Denizi'nden ayırdığı Antik Efes Limanı'nın üzerinden geçecek.
Batımızda deniz, doğumuzda sulak alanları ile önemli bir doğal yaşam alanından geçiyor olacağız. Eğer doğru zamanda orada olursanız, göç mevsimindeki kuşları gözlemleyebilirsiniz!
Son iki rota Zeytinköy'de sona ermişti. Bu sefer Zeytinköy'den yola çıkacağız.
İlk 2,5 kilometreden sonra tırmanışın eğimi kademeli olarak artacak. 10 metre irtifada başlayan güzergah, bir noktada 301 metre irtifaya ulaşacak.
Çeşme yakınlarındaki Germiyan'dan yola çıkıyoruz ve Ildırı'daki antik İyon kenti Erythrai'ye gidiyoruz!
Rotada kayda değer tırmanışlar veya inişler olmayacak. Germiyan'dan ayrıldıktan sonra orman içinden, ara sokaklardan, çalılıklar arasından ve çoğunlukla zeytinliklerden devam edip Erythrai'ye varacağız.
Ildırı'daki antik kenti görebilir, Ege Denizi'nin en temiz sahillerinden birinde yüzebilir ve yerel tekne turlarından birine katılabilirsiniz.
Karaburun Yarımadası'nın batı kıyısındayız!
Başlangıç ve bitiş noktaları deniz seviyesine yakın ama rotanın ortalarında tırmanmak gerekecek.
Rotanın en yüksek noktası, muhteşem bir manzaraya sahip yangın gözetleme kulesidir.
Karaburun Yarımadası'nın en yüksek rakımlı köyü olan Yaylaköy'den hareket ediyoruz. Ciddi bir iniş bizi bekliyor!
431 metre yükseklikten başlayıp 127 metrede rakımdaki İris Gölü kıyısına ulaşacağız. Sonra da çam ormanlarında dolaşacağız.
Rota yine İris Gölü kıyılarında sona erecek. Bölgedeki birçok göl gibi İris de göçmen kuşların uğrak yeri!
Our starting point is Gökliman, also known as Kokar Bay. Kokar Bay’s only settlement is a fish farm. The entire region consists almost exclusively of forests. That’s why the first part of our route takes us on forest roads. Towards the middle of the course, we’ll reach the highest part and an altitude of 361 meters. Then, our descent begins until we reach the village of Zeytinler.
Başlangıç noktamız Antik Klaros Kehanet Merkezi, varış noktamız ise Kolophon (Değirmendere) Antik Kenti!
Meyve bahçeleri ve makilik arazilerin yanından, orman içinden ve ara sokaklardan geçeceğiz. Rota üzerindeki Ataköy Göleti çevresinde kamp yapmak da mümkün.
Bir "Cittaslow" (Yavaş Şehir) olan Seferihisar'dayız! Rota biraz kısa olsa da görülmesi gereken yerlerin sayısı çok fazla!
Antik liman kenti Teos'ta Agora ve liman kalıntıları göreceğiz. Teos'ta antik parlamento binasını, sarnıcı, tiyatro ve şarap tanrısı Dionysos'un tapınağını da göreceğiz.
Zeytinlikler ve meyve bahçeleri arasından Şirince'ye gidiyoruz!
Önce zeytinliklerin arasından tırmanacağız ve tarihi kalıntıların olduğu "Kale" adı verilen noktaya geleceğiz.
Şirince, çoğunluğun efsanelerle bir köydür. Yerel şarapları tatmayı ihmal etmeyin ve saf zeytinyağı ile damla sakızı satın almadan Şirince'den ayrılmayın!
Kutsal bir mekandan, Meryem Ana Evi'nden yola çıkıyoruz ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti'ne varıyoruz!
414 metre yükseklikten yola çıkacağız ve beş kilometre içinde 350 metre yüksekliğe ineceğiz.
Ürgüp ve Ortahisar çevresinde, bisiklete yeni başlayanlar için bir rota! Vadilerden, köylerden, meyve bahçelerinden ve üzüm bağlarından geçeceğiz. Rotayı yerel şarapları tatmadan bitirmeyin!
Damsa Çayı çevresinden başlayıp Sarıhan Kervansarayı'na doğru yola çıkacağız. Selçuklu Mimari özellikleriyle, 13. yüzyılda İpek Yolu üzerinde seyyahları ve develeri ağırlamak üzere inşa edilen yapıları göreceğiz.
Mazı Köyü'nün yöresel çay evlerinde mola verdikten sonra, patates tarlalarının arasından, vadilerden geçerek Kapadokya'nın ilk yerleşim yerlerinden olan Soğanlı'ya ulaşacağız.
Pancarlık Vadisi'nden Ortahisar'a, Kızıl Vadi'ye ve Çavuşin Köyü'ne... Bu rotada peri Bacalarının en güzellerini göreceksiniz. Zelve Açık Hava Müzesi'nde, Kapadokya'nın en eski yerleşim yerlerinden ve en son terk edilmiş manastır yerleşimlerinden biriyle karşılaşacaksınız.
Uçhisar'dan başlıyoruz, Güvercinlik Vadisi'nin patikalarında devam ediyoruz ve Kapadokya'daki Bizans sanatının en güzel örneklerini görmek için ünlü Göreme Açık Hava Müzesi'ne geliyoruz.
Sonrasında Meskendir Vadisi'nden geçip Çavuşin Köyü'ne gideceğiz. Artık rotayı muhteşem manzaralı toprak yollar üzerinde tamamlama zamanı!
Kapadokya'nın en kolay rotalarından biri Güzelyurt'tan başlıyor, üzüm bağlarından geçiyor ve Analipsis Kilisesi'ne varıyor!
Kiliseyi ziyaret ettikten sonra Türkiye'nin en büyük kanyonlarından birine, Ihlara Vadisi'ne gideceğiz. Son durak, Kapadokya'nın bu tür yerleşimlerinin en büyük ve en derinlerinden biri olan Derinkuyu Yeraltı Kenti olacak.
Bu rotada Pancarlık Vadisi’ni geçecek ve geçmişi 10. yüzyıla dayanan kilise mağaralarını ziyaret edeceğiz!
Yörenin üzüm bağları ve meyve bahçeleri içinden geçtikten sonra Damsa Barajı'na varacağız. Gomeda Vadisi'nin patika yollarından devam edip Ürgüp'e geri döneceğiz. Vadiden küçük bir dere geçiyor ve kayalara oyulmuş güvercinlikler var!
Tırmanış, iniş, tekrar tırmanış ve tekrar iniş! Bu güzergahta düz bir yol bulmak zor. Ama tırmanışlar çok zorlu olmayacak.
Başlangıç noktası, Ortaca'nın bakir bir gölünün kuzey kıyılarının yakınında: Sülüngür Gölü. Kösten Dağı'nın yamaçlarında yer alan toprak yollardan ilerleyeceksiniz.
Çiçekbaba Dağı olarak da bilinen Sandras Dağı heybetlidir, diktir ve efsanelerle doludur. Dağın 2,295 metre yükseklikteki zirvesi, yaz ve sonbahar aylarında karaçam ağaçlarıyla kaplı olur.
Kış sporları ve trekking severler için sık gidilecek bir yer olan Sandras Dağı, harika bir dağ bisikleti rotasına sahip. 84 km uzunluğundaki rotada 1993 metre irtifa kazanacaksınız!
Köyceğiz Gölü, Ege Denizi ve Kaunos Antik Kenti arasında bir dağ düşünün. İşte bu dağ, Ölemez Dağı! Ölemez, gölgeli yollarıyla dağ bisikleti tutkunlarını ağırlıyor!
Rotayı tamamlamak için tam 1089 metre irtifa kazanmak gerekecek. İlk altı kilometrenin ve 25. ile 30. km arasındaki yolun ortalama eğimi tam yüzde yedi!
Nuribaba Dağı, bölgenin engebeli dağlarından biridir.
İlk 10 kilometre düz bir profile sahiptir. Ama sonra, tırmanış başlar. 13 kilometre içinde yaklaşık 850 metre irtifa kazanacaksınız ve Nuribaba Dağı'nın zirvesine ulaşacaksınız.
Oksijen depoladıktan sonra, geride bırakmış olduğunuz rotayı takip edebilirsiniz. Yol uzun da olsa, inerek geri dönmek zor olmayacak.
Yeşilliklerle kaplı Dalaman Dağları geniş bir alana yayılmıştır!
Güzergahın ilk dinlenme noktası Oktapolis harabelerine ve kaya mezarlarına ev sahipliği yapan Kayadibi Köyü olacak. Bitiş noktası olan Gürleyik Köyü ise bir rafting merkezi!
Bu rota Dalaman'ın en uzun ve muhtemelen en zorlu dağ bisikleti rotası. 54 km'de toplam 1,138 metre irtifa kazanacağız.
Ege Denizi ile Köyceğiz Gölü arasındayız!
Rota, Ölemez Dağı'nın tepesinden geçmiyor. Ancak yolun ortasına vardığınızda, "K3-8" işaretinden sola dönerek zirveye ulaşabilirsiniz. Bu dönüşten üç kilometre sonra, dağın yaklaşık 900 metre yükseklikteki zirvesine ulaşacaksınız.
Yörük Kültürü, Orta ve Batı Toroslar Bölgesi'nde önemli bir yere sahiptir. "Yörük" kelimesinin kökü Türkçe'de "yürümek" fiiline dayanır. Yörük, “göçebe” demektir.
Rota, Batı Toros Yörükleri'nin kullandığı yollardan geçiyor. Rotadatoplam 1900 metre irtifa kazanılıyor.
Dalaman ilçe merkezi, tırmanış, iniş, Akdeniz kıyıları, Göcek, tekrar tırmanış, tekrar iniş ve yine Dalaman...
50 kilometre boyunca Dalaman ve Göcek'i birbirinden ayıran dağların yamaçlarından ve eteklerinden ilerleyeceğiz. Rotanın ilk çeyreği ve diğer bazı bölümleri asfalt yollardan geçecek, geri kalanı orman ve dağ yolları katedecek.
Yuvarlakçay, dünyada olduğunuzdan şüphe ettirecek gizli bir cennettir. Topgözü Kanyonu'nda, Köyceğiz ve Ortaca arasında buz gibi akan berrak bir nehirdir!
Bu rota sizi pek zorlamayacak. Toplamda 302 metre irtifa kazanacaksınız. Yazın en sıcak günlerinde oraya gitmeli, nehrin buz gibi suyunda serinleyip taze alabalıklarla ünlü restoranlarda bir şeyler yemelisiniz!
Ortaca, Köyceğiz Gölü'nü Akdeniz'e bağlayan Dalyan Nehri'nin doğusunda, doğa harikası bir ilçedir.
Ortaca'daki ilk rotamız çok zor değil. Dalyan Nehri'nin yakınından başlayıp, en güneye, plajlara ve Sülüngür Gölü'ne gidip geri döneceğiz! İztuzu Plajı'na, Kargıcak ve Aşı Koyları'na uğrama fırsatınız olacak.
Kaunos Antik Kenti'ndeki kaya mezarlarının ve bölgedeki diğer kaya mezarlarının yanından geçeceğiz!
Antik kentte yaklaşık 150 kaya mezarı bulunuyor. Bu mezarların 15'i İyonlar tarafından tamamen büyük kayaların oyulmasıyla tapınak şeklinde inşa edilmiş.
27. ve 30. kilometreler arasında tırmanış var. Yolun geri kalanı ise düz bir profile sahip.
Sığla ağaçları arasında ilerleyen bir yol! Sığla ağac,ı dünya üzerinde sadece birkaç bölgede bulunuyor: Amerika, Çin ve ne mutlu ki Güneybatı Anadolu.
Rotanın ilk yarısı sığla ormanı içinden geçiyor. Bazı pasajlar adeta "balta girmemiş orman" gibi! Rotanın kuzeyinde yer alan Toparlar Şelalesi, yaz aylarında serinlemek için ideal bir nokta.
Ortaca ilçesinin doğu sınırlarını çizen, Akdeniz ile Ege bölgeleri arasındaki sınırı oluşturan 229 kilometre uzunluğundkai Dalaman Çayı'nın etrafında bir bisiklet rotası!
Ortaca ilçe merkezinden başlayan rota, Dalaman Çayı'nın eski ve yeni yatağında devam ediyor, Sarıgerme Plajı'na kadar denizi takip ediyor.
Bu rota, Köyceğiz Gölü etrafında bir daire çizerek ilerliyor. Rotadaki en yüksek irtifa yaklaşık 190 metre olacak.
Köyceğiz Gölü eski bir Akdeniz koyudur. Gölü besleyen su kaynaklarının yıllar boyunca taşıdığı alüvyonlar, bu eski koyu bir göle çevirdi.
Rota aynı zamanda Kaunos Antik Kenti'nden geçiyor. Bu antik kent, bölgedeki en eski yerleşim yeridir.
Güneyden deniz, kuzeyden ormanlarla çevrili Dalaman, yeşilin mavi hariç diğer tüm renklere hakim olduğu bir ilçedir.
Doğa içindeki bu rota, çok uzun olmasa da çokça tırmanış ve inişlerle dolu. Son 12-13 kilometresi düzlük olmasına rağmen, ilk bölümü çok tepeli. Bacaklarınızı hazırlayın!
Kula Divlit Volkanik Park, Kula-Salihli Jeoparkı’nın doğu kesiminde, Kula ilçe merkezinin kuzeydoğusunda yer alır.
Kula-Salihli Jeoparkı’nda Peribacaları yağmur damlası erozyonu, yüzey erozyonu ve yumuşak tabaka içierisinde gelişen tunel/borulanmanın (piping) ortak etkisine bağlı olarak oluşmuştur.
Kula şehri, Türkiye'deki 18. yüzyıl Osmanlı kent mimarisinin en iyi korunan örneklerinden biridir.
Kaplan Divlit konileri, Kula volkanizmasının son evresinde oluşmuşlardır.
Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsü kabul edilen Yunus emre, tasavvuf ve halk şairidir.
Oksijen dolu ormanlarda, zorlu bir rota!
Çam ve sığla ağaçlarıyla kaplı Çetibeli Köyü'ne doğru yola çıkıyoruz. Yol boyunca sessizliğin tadını çıkaracak ve el değmemiş tepelerdeki oksijeni soluyacaksınız.
Köyleri geride bıraktıktan sonra Gökova Körfezi'nin eşsiz manzarası size eşlik edecek.
Rotadaki ilk durak, Helenistik dönemden beri bir yerleşim bölgesi olan Karacasöğüt olacak.
Bu bölge, arabayla ulaşması zor olan ve çoğunlukla tekne turları ile ziyaret edilebilen muhteşem koylara sahip.
Organik tarımın yaygın olduğu Yeşilbelde Köyü'nden geçeceğiz. Organik fıstıkları kaçırmamalısınız!
Tamamen doğanın içinde, inişli çıkışlı bir rota!
İlk durak Gökova Körfezi'nde yer alan ve eşsiz manzaralar sunan Bördübet olacak. Bu sessiz koylarda yüzerek serinlemek isteyebilirsiniz. Ayrıca Bördübet'te kamp alanları ve butik oteller de var.
Sonrasında sıra Yedi Adalar'a gelecek. Burası, mercan resifleri ile Ege'nin en güzel koylarından birisi!
Yola çıkmadan önce doğal kayalıkların etrafında kurulmuş antik bir kent olan İyilik Kayaları'nı ziyaret edebilirsiniz.
Hisarönü, Bybassos Antik Kenti'nin bir devamıdır. Bu tarihi liman, günümüzde bir plaj olarak kullanılıyor.
İçmeler ve çevresini keşfetmenize yardım edecek kısa bir rota!
İçmeler birçok otel, altın kumsallar ve kristal berraklığında denizi ile harika bir tatil merkezidir. İlçe merkezindeki park, bir botanik bahçesini andırır.
Rotanın ortasında Marmaris Bal Evi'ne uğrayabiliriz. Kısa bir müze turundan sonra bölgenin en lezzetli ballarını tadabilirsiniz!
Karacasöğüt, bir Mavi Yolculuk (Blue Voyage) destinasyonudur. Burada büyük oteller göremezsiniz, zira bölgede yalnızca az sayıda misafir ağırlayan butik oteller var.
Rota boyunca aralarında çam ağaçlarının olduğu ve sarı çiçeklerin serpildiği kayaların yanından geçeceğiz.
Gökova'nın sakin sokaklarında, bakir koyların arasında ve ormanlarda bir dağ bisikleti rotası!
Bördübet Koyu gerçekten eşsizdir ve kamp yapılabilecek harika koylara sahiptir.
Körfez, adını "Kuş Yatağı" anlamına gelen İngilizce "Birds' Bed" kelimelerinden alır. Burada birçok farklı kuş türü bulunur ve bisikletle ormandan geçerken kuş şarkıları size hep eşlik eder.
Sırada en zorlu dağ bisikleti rotalarından biri var. 57 kilometrede tam 1079 metre irtifa kazanacağız.
Başlangıç noktası, bir balıkçı mahallesi olan Selimiye. Burada şubat ayında badem ağaçlarının kokulu beyaz çiçekleri bizi bekliyor olacak.
Marmaris ile İçmeler arasındaki Fürth Yolu üzerinde küçük rampalar, mükemmel manzaralar ve bol oksijen yer alıyor! Mezargediği'ne ulaşmak için bir ormanın içinden geçeceğiz ve sonra İçmeler'e döneceğiz.
Geçmişte bir balıkçı kasabası olan İçmeler, bugün lüks otelleri olan bir turizm merkezi haline geldi. Onlarca restoran ve bar, molanıza keyif katmak için bekliyor.
Akdeniz'in en doğusundan turkuaz Ege Denizi'ne...
Kısa bir süre sonra, güzergahın en yüksek noktasında olacağız ve İngiliz Limanı'na varacağız.
İkinci Dünya Savaşı'nda İngiliz denizaltıları, Alman donanmasından kaçıp buraya sığındı. Bu nedenle bu koya İngiliz Limanı deniyor.
Ünlü plajdan sakin patikalara kadar 30 kilometrelik bir rota!
Çamlı, güzel doğası ve derin tarihi ile ziyaretçilerini karşılıyor. Yolculuk boyunca el değmemiş bir doğada olacaksınız ve hiçbir yerleşim yeri ile karşılaşmayacaksınız.
Çamlı'dan dünyaca ünlü Kleopatra Plajı'na ev sahipliği yapan Sedir Adası'na tekne ile ulaşmak mümkün. Efsaneye göre, Kleopatra bir zamanklar bu adada yüzmüş.
Soğucak Yaylası Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bulunan Soğucak Yaylası, hem arazisi hem de büyüleyici doğasıyla dağ bisikletiseverler için güzel bir alternatif.
Adapazarı’na bağlı bir mahalle olan Karapırnar’dan başlıyor turumuz. Ardından soluğu Katırözü Yaylası’nda alıyoruz. Muhteşem doğa ve bitki örtüsüyle yaz kış doğa tutkunlarının gittiği mekanlar arasında.
Sakarya ili, Geyve ilçesi, Maksudiye köyünde bulunan Doğançay Şelalesi deniz seviyesinden 600 metre yükseklikte ve şehir merkezine 25km mesafede. Ulaşım tamamen asfalt olup, son 2 kilometresi toprak yol.
Sakarya’nın en büyük yaylalarından biri olan Yanık Yaylası rotamızın başlangıç noktası. Sakarya’daki diğer yaylalar gibi Yanık Yaylası da sulak bitki örtüsüne sahip. Bunun anlamı yeşil ile iç içe bir doğa sizleri bekliyor.
Acelle Yaylası’na ulaşım stabilize yoldan her tür kara taşıtı ile yapılabilmektedir. Yaylaya üç değişik güzergâhtan ulaşılabilmektedir. Bu yolların üçünün de az bir kısmı asfalt.
Her iki rotamız da Sakarya’nın Akyazı ilçesine bağlı bir mahalle olan Beldibi’nden başlıyor ve Akyazı’nın bir diğer mahallesi Boztepe’ye doğru yol alıyor. Sakarya’nın doğa harikası coğrafyasının farkına bu duraklarla iyice varıyorsunuz.
Her iki turumuzun da başlangıç noktası olan Akyazı, Sakarya’nın en eski ilçelerinden biri. 1944 yılında ilçe olan Akyazı’dan sonraki durağımız Güzlek Yaylası. Sakarya’da 20’nin üzerinde yayla bulunmakta ve bu yaylaların yeterince keşfedildiğini söylemek yanlış olur.
Sakarya’da Akyazı ile Hendek arasında yer alan Keremali Yaylası, Akyazı’ya 20 kilometre, Hendek’e ise 27 kilometre uzaklıkta yer almakta. Yayla, Keremali Dağı üzerinde yer alan dört yayladan biridir.
İlk turumuzun gözde lokasyonlarından biri İnönü Yaylası. Pamukova’nın kuzey istikametine doğru tırmanan bir yol üzerinde zirve bir noktada bulunan İnönü Yaylası’ndan orman içindeki patikaları takip ederek daha yukarıdaki Erikli Yaylası’na ulaşıyorsunuz.
Sakarya ilinin Akyazı ilçesine bağlı bir mahalle turumuzun başlangıç noktası olan Dokurcun Köyü. Çiğdem Yaylası, Sülüklü Göl ve Sarıgöl gibi doğal güzellikleri özellikle İstanbul’dan günübirlik gelen ziyaretçilerin uğrak noktalarından.
Sakarya il sınırları içinde, Hendek’e yakın Elmacık Dağları’nda bulunan 1.400 rakımlı Çiğdem Yaylası, adından da anlaşılacağı gibi ilkbahar ve sonbaharda çiğdemlerle kaplanır. Hendek’ten sonra Göksu veya Kurtuluş Köyü’ne kıvrıla kıvrıla bir yol ile varırsınız Çiğdem Yaylası’na.
Poyrayzlar Gölü’nden yola çıkıp, Sakarya’da Karasu ve Ferizli ilçeleri arasında, tatlı sulu alüvyal set gölü Akgöl’e pedal çeviriyoruz. Gölün oluşumunu biraz daha detaylandırmak gerekirse 2,5 kilometre kadar yakınından geçen Sakarya nehrinin biriktirdiği alüvyonların etkisiyle oluşmuştur.
1,562 hektarlık bir alanı kapsayan Acarlar Gölü, Sakarya’nın önemli turizm merkezlerinden biri olarak biliniyor. Acarlar Gölü Longoz Ormanı ise birinci derece doğal sit alanı.
Sakarya'nın Kocaali ilçesinde yer alan Maden Deresi ve Şelalesi doğa severler için güzel bir alternatif. Derenin sesini dinleyerek, yeşile bürünmüş bir çevrede bisiklet sürmek için ideal bir yer.
Gökçebağ Beldesi'nin hemen yanından, denizden 925 metre yükseklikten başlayan bisiklet yolu ilk başta sert bir tırmanışla 1180 metre yüksekliğe çıkar.
Tillo ilçe merkezi ile Çınarlısu köyü arasındaki asfalttan başlayan toprak zeminli yolun uzunluğu gidiş-dönüş 10 km'dir. Başlangıç noktasının denizden yüksekliği 975, bitiş noktasınınki ise 715 metredir.
Taşbalta köyüne 2 km uzaklıkta, denizden 1180 metre yükseklikte başlayan rota toprak zeminli bir yoldan yaklaşık 8.5 km inerek Kirazlı Barajı'na ulaşır. Burada düzleşen yol 4 km sonra Erenler Mezrası'na varır.