Bu rotada toplam 1,115 metre irtifa kazanacağız ve bunun yarısını ilk 10 kilometrede, ortalama %5 eğimi geçerek başaracağız!
18. kilometrenin sonunda, el değmemiş bir Akdeniz hazinesi olan Maden Koyu'na varacağız. Şehir gürültüsünden uzak olan bu koy, kamp için ideal bir mekan.
Bu rota, bizi Ovacık'tan 1,793 metre rakımdaki Sarıçınar Dağı'nın zirvesine götürüyor. Ancak son durağa ulaşmak için acele etmeyeceğiz!
Karşılaşacağımız sedir ormanları bizi mola vermeye zorlayacak. Sedir dışında, endemik bir tür olan çam ağaçları da mola vermek için iyi bir neden olabilir!
Rotanın başlangıç noktası, 1,100 metre rakımlı ve oksijenle dolu bir yayla olan Ovacık!
Ellerimizi frenden ayırmadan Gedelme'ye ineceğiz. Orada, dokuzuncu yüzyıldan kalma bir Ortaçağ Bizans Kalesi bizi bekliyor olacak.
Kısa ama zorlayıcı bir rota! Yedi kilometrede 700 metre irtifa kazanacağız, bu da %10’luk bir eğim anlamına geliyor. Rota, sizi Tahtalı Dağı'nın zirvesine götürecek teleferik istasyonunda sona erecek.
Teleferik sizi 726 metre yükseklikten alacak 10 dakika içinde 2,365 metre yüksekliğe, Tahtalı Dağı'nın zirvesine çıkaracak.
Bu rotada biraz irtifa kazanacağız ama bu, amatörler için bile çok zor olmayacak! Çıralı'ya vardığımızda bizi iki sürpriz bekliyor olacak: Olimpos Antik Kenti'nin buzlu, temiz kaynak suyu ile sessiz ve sakin bir plaj!
Tarihi Yarımada'dan, Avrupa Yakası'nın kuzey kıyılarına kadar...
Galata Köprüsü'nden başlayan; Karaköy, Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş, Ortaköy, Kuruçeşme, Bebek ve Emirgan'ı geçip Sarıyer'de biten, düz bir rotadayız. Bu süreçte, dünyanın en büyük metropollerinden birinin ihtişamını keşfedeceksiniz!
Kız Kulesi'nden başlayıp İstanbul'un Asya kıyıları boyunca kuzeye doğru ilerliyoruz!
Rotanın başında solumuzda Boğaz, sağımızda asırlık tarihi camiler ve saraylar olacak. Sonra Boğaz'ı arkamızda bırakarak İstanbul'un korularını keşfedeceğiz.
We depart from a Cittaslow town, Seferihisar, and, traveling through Kocaçay Valley, we’ll reach Orhanlı neighboring an area of hot springs. Then, we’ll cross the Beyler Dam shore and climb to the village of Gödence at an altitude of 500 meters.
We set off from Küçükbahçe village. We’ll pass through the abandoned village of Sazak which boasts the most beautiful landscape of the peninsula. We’ll complete our route by arriving at Karaburun district center, nestled between daffodils and tangerine trees.
Bu rota bisikletçilere, Ege'nin onlarca güzelliğini birkaç saat içinde sunacak. Rota, Çeşme Limanı'ndan başlayıp Alaçatı üzerinden Urla'ya gidiyor. Urla'ya varmadan önce, Ildırı'da, yüzlerce yıllık İyon kenti Erythrai'de duruyoruz. Daha sonra birçok köyden geçerek Urla Limanı'na varıyoruz. Rotanın sonunda başka bir antik İyon kenti olan Klazomenai bizi bekliyor olacak.
İzmir Yarımadası'nın güneyindeki Klaros Kehanet Merkezi'nden yola çıkıyoruz! Rotada, Değirmendere'deki bir başka antik kent olan Notion'u geçeceğiz. Daha sonra Sancaklı, Çileme, Karakuyu, Yenice, Gölova ve Zeytinköy köylerini tek tek dolaşacağız. Son olarak Selçuk'ta Efes'e varacağız. Zeytinköy ve Selçuk arasındaki göllerin göçmen kuş cenneti olduğunu unutmayın!
Çok uzun olmayan ama oldukça zorlu olan bu rota, Meryem Ana Evi'nde sona eriyor.
Bülbüldağı'na (Koressos Dağı) tırmanıp yaklaşık 300 metre irtifaya çıkacağız. Dağın tepesinde, Hristiyanlığın en kutsal türbelerinden biri olan Meryem Ana'nın evini bulacağız.
It is a route between two very popular points of the Aegean, without ever leaving the sea! The 32-kilometer-long route starts at Çeşme Port. We pass two of the region’s beautiful beaches, Pırlanta Bay and Altınkum Bay, and return to Alaçatı.
Başlangıç noktamız Antik Klaros Kehanet Merkezi, varış noktamız ise Kolophon (Değirmendere) Antik Kenti!
Meyve bahçeleri ve makilik arazilerin yanından, orman içinden ve ara sokaklardan geçeceğiz. Rota üzerindeki Ataköy Göleti çevresinde kamp yapmak da mümkün.
Bir "Cittaslow" (Yavaş Şehir) olan Seferihisar'dayız! Rota biraz kısa olsa da görülmesi gereken yerlerin sayısı çok fazla! Antik liman kenti Teos'ta Agora ve liman kalıntıları göreceğiz. Teos'ta antik parlamento binasını, sarnıcı, tiyatro ve şarap tanrısı Dionysos'un tapınağını da göreceğiz.
Zeytinlikler ve meyve bahçeleri arasından Şirince'ye gidiyoruz!
Önce zeytinliklerin arasından tırmanacağız ve tarihi kalıntıların olduğu, "Kale" adı verilen noktaya geleceğiz.
Şirince, çoğunluğun efsanelerle bağdaştırdığı bir köydür. Yerel şarapların çeşitliliğini keşfetmeyi unutmayın ve saf zeytinyağı ile damla sakızı satın almadan Şirince'den ayrılmayın!
Kutsal bir tapınaktan yola çıkıyoruz ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti'ne gidiyoruz!
414 metre yükseklikten yola çıkacağız ve beş kilometre içinde 350 metre yüksekliğe ineceğiz.
Yuvarlakçay, dünyada olduğunuzdan şüphe ettirecek gizli bir cennettir. Topgözü Kanyonu'nda, Köyceğiz ve Ortaca arasında buz gibi akan berrak bir nehirdir!
Bu rota sizi pek zorlamayacak. Toplamda 302 metre irtifa kazanacaksınız. Yazın en sıcak günlerinde oraya gitmeli, nehrin buz gibi suyunda serinleyip taze alabalıklarla ünlü restoranlarda bir şeyler yemelisiniz!
Ortaca, Köyceğiz Gölü'nü Akdeniz'e bağlayan Dalyan Nehri'nin doğusunda, doğa harikası bir ilçedir.
Ortaca'daki ilk rotamız çok zor değil. Dalyan Nehri'nin yakınından başlayıp, en güneye, plajlara ve Sülüngür Gölü'ne gidip geri döneceğiz! İztuzu Plajı'na, Kargıcak ve Aşı Koyları'na uğrama fırsatınız olacak.
Kaunos Antik Kenti'ndeki kaya mezarlarının ve bölgedeki diğer kaya mezarlarının yanından geçeceğiz!
Antik kentte yaklaşık 150 kaya mezarı bulunuyor. Bu mezarların 15'i İyonlar tarafından tamamen büyük kayaların oyulmasıyla tapınak şeklinde inşa edilmiş.
27. ve 30. kilometreler arasında tırmanış var. Yolun geri kalanı ise düz bir profile sahip.
Sığla ağaçları arasında ilerleyen bir yol! Sığla ağac,ı dünya üzerinde sadece birkaç bölgede bulunuyor: Amerika, Çin ve ne mutlu ki Güneybatı Anadolu.
Rotanın ilk yarısı sığla ormanı içinden geçiyor. Bazı pasajlar adeta "balta girmemiş orman" gibi! Rotanın kuzeyinde yer alan Toparlar Şelalesi, yaz aylarında serinlemek için ideal bir nokta.
Ortaca ilçesinin doğu sınırlarını çizen, Akdeniz ile Ege bölgeleri arasındaki sınırı oluşturan 229 kilometre uzunluğundkai Dalaman Çayı'nın etrafında bir bisiklet rotası!
Ortaca ilçe merkezinden başlayan rota, Dalaman Çayı'nın eski ve yeni yatağında devam ediyor, Sarıgerme Plajı'na kadar denizi takip ediyor.
Bu rota, Köyceğiz Gölü etrafında bir daire çizerek ilerliyor. Rotadaki en yüksek irtifa yaklaşık 190 metre olacak.
Köyceğiz Gölü eski bir Akdeniz koyudur. Gölü besleyen su kaynaklarının yıllar boyunca taşıdığı alüvyonlar, bu eski koyu bir göle çevirdi.
Rota aynı zamanda Kaunos Antik Kenti'nden geçiyor. Bu antik kent, bölgedeki en eski yerleşim yeridir.
Güneyden deniz, kuzeyden ormanlarla çevrili Dalaman, yeşilin mavi hariç diğer tüm renklere hakim olduğu bir ilçedir.
Doğa içindeki bu rota, çok uzun olmasa da çokça tırmanış ve inişlerle dolu. Son 12-13 kilometresi düzlük olmasına rağmen, ilk bölümü çok tepeli. Bacaklarınızı hazırlayın!
65 kilometre boyunca eski taş evler ve modern villalar, antik kentler ve yeni yerleşimler arasında zaman yolculuğu yapacağız!
Rotanın başlangıç noktası Olan Söğüt, eski bir ticari limandır. Sakin bir tatil ve organik bir diyet için ideal bir noktadır!
Söğüt'ten ayrıldıktan sonra tepelerden ineceğiz ve karşımıza küçük adalar çıkacak. Son durağımız olan Serçe Limanı, kamp için harika bir yer!
Akdeniz'in en doğusundan turkuaz Ege Denizi'ne... Kısa bir süre sonra, güzergahın en yüksek noktasında olacağız ve İngiliz Limanı'na varacağız. İkinci Dünya Savaşı'nda İngiliz denizaltıları, Alman donanmasından kaçıp buraya sığındı. Bu nedenle bu koya İngiliz Limanı deniyor.
Ünlü plajdan sakin patikalara kadar 30 kilometrelik bir rota!
Çamlı, güzel doğası ve derin tarihi ile ziyaretçilerini karşılıyor. Yolculuk boyunca el değmemiş bir doğada olacaksınız ve hiçbir yerleşim yeri ile karşılaşmayacaksınız.
Çamlı'dan dünyaca ünlü Kleopatra Plajı'na ev sahipliği yapan Sedir Adası'na tekne ile ulaşmak mümkün. Efsaneye göre, Kleopatra bir zamanklar bu adada yüzmüş.
Sonra Günnücek Ormanı'na uğrayıp dünyanın en nadir ağaçlarından olan sığla ağaçları arasında oksijen alacağız.
Bu rotada yaklaşık 1,100 metre irtifa kazanacağız. İlk durağımız Bayır Köyü olacak ve oradan Kumlubük'e gideceğiz.
Kumlubük'te bakir bir koy ve berrak bir deniz bizi karşılayacak. Rota, Turunç'ta sona erecek. Çok yorgun değilseniz, Turunç'un birkaç kilometre güneyindeki Amos Antik Kenti'ni ziyaret edebilirsiniz.