Bu rotanın tam ortasında, muhteşem bir mağaraya sahip Beldibi'ne varacağız.
Beldibi Mağarası altı katmandan oluşuyor ve denizden sadece 25 metre yükseklikte yer alıyor. Alt tabakaları Üst Paleolitik Dönem'e dek uzanıyor.
Başlangıç noktamız Çıralı Koyu. Rotanın ilk yarısında tırmanışta olacağız!
20. kilometrede, deniz seviyesinden yaklaşık 840 metre yükseklikteki Beycik Köyü'ne varacağız.
Diğer rotalarda yeterince kondisyon depoladıysanız, artık bu zorlu rotaya başlayabiliriniz! Deniz seviyesinden yola çıkacağız, 25 km sonra deniz seviyesinden 1,300 metre yükseklikteki Ovacık Yaylası'na varacağız. Bu rota biraz cesaret de istiyor!
Bu rotada biraz irtifa kazanacağız ama bu, amatörler için bile çok zor olmayacak! Çıralı'ya vardığımızda bizi iki sürpriz bekliyor olacak: Olimpos Antik Kenti'nin buzlu, temiz kaynak suyu ile sessiz ve sakin bir plaj!
Kısa ama zorlayıcı bir rota! Yedi kilometrede 700 metre irtifa kazanacağız, bu da %10’luk bir eğim anlamına geliyor. Rota, sizi Tahtalı Dağı'nın zirvesine götürecek teleferik istasyonunda sona erecek.
Teleferik sizi 726 metre yükseklikten alacak 10 dakika içinde 2,365 metre yüksekliğe, Tahtalı Dağı'nın zirvesine çıkaracak.
A hilly but not challenging route to relax under the old trees of İstanbul! We’ll start on the Bosporus’s European coast and head to Belgrad Forest. We’ll continue to ride under the trees until the northern part of the Bosphorus where it meets the Black Sea.
Tarihi Yarımada'dan, Avrupa Yakası'nın kuzey kıyılarına kadar...
Galata Köprüsü'nden başlayan; Karaköy, Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş, Ortaköy, Kuruçeşme, Bebek ve Emirgan'ı geçip Sarıyer'de biten, düz bir rotadayız. Bu süreçte, dünyanın en büyük metropollerinden birinin ihtişamını keşfedeceksiniz!
Kız Kulesi'nden başlayıp İstanbul'un Asya kıyıları boyunca kuzeye doğru ilerliyoruz!
Rotanın başında solumuzda Boğaz, sağımızda asırlık tarihi camiler ve saraylar olacak. Sonra Boğaz'ı arkamızda bırakarak İstanbul'un korularını keşfedeceğiz.
Bir antik İyon şehrinden başlayıp bir diğerinde bitiriyoruz.
63,3 km'lik rota, Klazomenai Antik Kenti'nin olduğu Urla İskelesi'nden başlıyor. Sonrasında Sığacık Limanı'na ve Teos Antik Kenti'ne doğru ilerliyor.
Sığacık'tan sonra yolculuğumuza devam edeceğiz ve Lebedos Antik Kenti'nde rotayı noktalayacağız.
Bu rotanın sonunda, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti'ne, İzmir'in en güneyine ulaşacağız.
Dahası, oraya varınca Şirince Köyü'ndeki Meryem Ana Evi'nden sadece birkaç kilometre uzakta olacağız.
Çeşme, bir kez daha başlangıç noktamız!
Çeşme Limanı'ndan yola çıkıyoruz. Bir süre Çeşme'nin merkezinde devam ettikten sonra İzmir yoluna doğru ilerliyoruz. Beşinci kilometrede Alaçatı'ya yöneleceğiz.
Alaçatı yolunda ilerlerken Mersin Körfezi'nde mola verebiliriz. Daha sonra Zeytineli Köyü'nde rüzgar türbinlerinin arasından geçerek Uzunkuyu'ya varacağız.
Alaçatı'dan başlıyoruz ve denizden biraz uzaklaşacağız!
Alaçatı Barajı'nın yanından geçerek küçük bir çiftçi topluluğunun bulunduğu Karaköy'e varacağız.
Sonrasında yine küçük köylerden geçerek bitiş noktamız olan Ildırı Köyü'ne ulaşacağız.
Eski evleri ve yöresel lezzetleriyle eski yel değirmenleri ve enginar tarlaları arasında yer alan Ildırı, mutlaka görülmesi gereken bir yerdir!
Karaburun'a doğru yola koyulduktan sonra Balıklıova'da denizi göreceğiz. Ayrılmadan önce Balıklıova'nın eski taş evlerini mutlaka görmelisiniz!
İzmir Yarımadası üzerinde yer alan bir yarımadada, Karaburun'dayız!
Mitolojik efsanelerinin yaşandığı Akdağ'a tırmanacağız tırmanacağız.
Mordoğan'da, nergis çiçekleri arasında, terk edilmiş taş evleri geride bırakacağız.
Düz, sessiz ve zorlayıcı olmayan bir rota!
Önce tarihi İskender Köprüsü'nü geçip incirleri ile ünlü Torasan'a varıyoruz. Yöresel lezzetleri ve mutfağıyla ünlü Özbek Köyü, bir sonraki durağımız olacak.
Çok kolay bir rota olmayacak, hazır olun!
Eşsiz manzaralarıyla Kızıldağlar'a tırmanacağız. Asfalt köy yolları, bizi 961 metre yükseklikteki, güzergahın en yüksek noktasına götürecek.
Daha sonra Efemçukuru ve Çamtepe köylerini geçerek Gödence Köyü'nde rotayı tamamlayacağız.
Rotanın başlangıç noktası, antik bir İyon kenti olan Kolophon!
İlk durak, Tahtalı Barajı olacak. Oradan bölgenin en verimli tarım arazileri arasında yer alan Menderes'e gideceğiz. Etrafımız zeytinlikler, üzüm bağları ve meyve bahçeleriyle çevrili olacak. Buradaki gölet alanı, kamp için oldukça ideal!
53 kilometre uzunluğundaki bu rotada küçük ama zorlayıcı tırmanışlar bizi bekliyor. Bizi Selçuk'a yaklaştıracak olan dar ve asfalt köy yolları, biraz yorucu olabilir.
Metropolis Antik Kenti'nin ardından yerel köylerden geçeceğiz. Bölgenin tarımına hayat veren Küçük Menderes Nehri kıyısından Efes'e ulaşacağız.
Bir "Cittaslow" (Yavaş Şehir) olan Seferihisar'dan yola çıkıp Kocaçay Vadisi'nden geçerek kaplıcaların bulunduğu Orhanlı'ya ulaşacağız. Daha sonra Beyler Barajı kıyısını geçip 500 metre yükseklikteki Gödence Köyü'ne tırmanacağız.
Küçükbahçe Köyü'nden yola çıkıyoruz. Yarımadanın en güzel manzaralarından birine sahip, terk edilmiş Sazak Köyü'nden geçeceğiz.
Nergis ve mandalina ağaçlarının arasından Karaburun ilçe merkezine gelerek rotayı tamamlayacağız.
Başlangıç noktamız, Kokar Koyu olarak da bilinen Gökliman.
Kokar Koyu'ndaki tek yerleşim yeri bir balık çiftliğidir. Tüm bölge neredeyse sadece ormanlardan oluşur. Bu yüzden rotamızın ilk kısmı bizi orman yollarına götürüyor.
Rotanın ortasına doğru en yüksek kısma, 361 metre yüksekliğe ulaşacağız. Sonra Zeytinler Köyü'ne ulaşana kadar sürecek olan iniş başlayacak.
Bu rota bisikletçilere, Ege'nin onlarca güzelliğini birkaç saat içinde sunacak.
Rota, Çeşme Limanı'ndan başlayıp Alaçatı üzerinden Urla'ya gidiyor. Urla'ya varmadan önce, Ildırı'da, yüzlerce yıllık İyon kenti Erythrai'de duruyoruz. Daha sonra birçok köyden geçerek Urla Limanı'na varıyoruz.
Rotanın sonunda başka bir antik İyon kenti olan Klazomenai bizi bekliyor olacak.
İzmir Yarımadası'nın güneyindeki Klaros Kehanet Merkezi'nden yola çıkıyoruz!
Rotada, Değirmendere'deki bir başka antik kent olan Notion'u geçeceğiz. Daha sonra Sancaklı, Çileme, Karakuyu, Yenice, Gölova ve Zeytinköy köylerini tek tek dolaşacağız.
Son olarak Selçuk'ta Efes'e varacağız. Zeytinköy ve Selçuk arasındaki göllerin göçmen kuş cenneti olduğunu unutmayın!
Ege'nin iki çok popüler noktası arasında, denizden hiç uzaklaşmadan ilerleyen bir rotadayız!
32 kilometre uzunluğundaki rota Çeşme Limanı'ndan başlıyor. Bölgenin iki güzel koyu olan Pırlanta Koyu ve Altınkum Koyu'nu geçip Alaçatı'ya dönüyoruz.
Kula volkanizmasının 4. Evresinde (Yaklaşık 25 bin yıl önce) oluşmuş en önemli volkanik şekillerden biridir.
Kemer Köyü gerek tarihi geçmişi gerekse oldukça iyi korunmuş yerleşim dokusu ve konut mimarisi ile Salihli'nin potansiyel turizm merkezlerinden biri olabilecek durumdadır.
Bacakları pek zorlamayacak bir rota!
Yola çıkmadan önce Marmaris Kalesi'nin manzarasını izlemelisiniz. Yol, bizi çam ağaçlarının arasına götürecek!
Bir süre solda kalacak muhteşem plajlardan geçeceğiz ve sonra denizden biraz uzak kalarak yola ormanda devam edeceğiz. Ormandaki yol, bize bol oksijen vadediyor.
Yeşil ve mavinin onlarca tonunu vadeden ve neredeyse tüm Marmaris Yarımadası'nı kateden bir rota!
Marmaris'in en büyük ve en tarihi köylerinden biri olan Hisarönü'nü ziyaret edeceğiz. Buradaki deniz, rüzgar sörfü için bir hayli uygun!
Biraz uzun, inişli çıkışlı ve zorlayıcı bir rota! Baş edebileceğinizi düşünüyorsanız başlayabiliriz!
Bayır Köyü'ne tırmanıp 2,000 yıllık anıt çınar ağacının gölgesinde mola vereceğiz.
Bitiş noktasına varmadan, Çubucak Orman Kampı'nda çadır kurabilirsiniz.
31 kilometre uzunluğundaki rota, büyüleyici manzaralarla dolu!
Rotanın başlangıç noktası, ahşap teknelerin imal edildiği Bozburun Tersanesi.
Sonra sakin bir sahil köyü olan Selimiye Köyü'nden geçeceğiz. Söğüt, Bozburun'a dönmeden önceki son durak olacak.
Akdeniz ve Ege'nin buluştuğu yerde, eşsiz bir koy olan Bencik Koyu'ndan yola çıkıyoruz.
Yolda, bizi dalışa davet eden pek çok el değmemiş koy göreceğiz.
Doğayla çevrili rengarenk çiçeklerin arasına gireceğiz. Yol üzerinde kamp için uygun alanlar olacak. Bisiklet sürerek kendinizi yorduktan sonra turkuaz denizde yüzerek rahatlayabilirsiniz!
Turkuaz denize tekrar tekrar hayran olmak isteyenler için harika bir rota!
Turunç, ilk durağımız olacak. Buradaki koylar, dalış için oldukça uygun.
Sonrasında Turunç'tan Kumlubük'e doğru yola çıkacağız. Sığla ağaçları arasından tırmanarak mavi koylara kuş bakışı bakacağız. Bu, Marmaris'teki en zorlu tırmanışlardan biri olabilir.
Sonra Günnücek Ormanı'na uğrayıp dünyanın en nadir ağaçlarından olan sığla ağaçları arasında oksijen depolayacağız!
Bu rotada yaklaşık 1,100 metre irtifa kazanacağız. İlk durağımız Bayır Köyü olacak ve oradan Kumlubük'e gideceğiz.
Kumlubük'te bakir bir koy ve berrak bir deniz bizi karşılayacak. Rota, Turunç'ta sona erecek. Çok yorgun değilseniz, Turunç'un birkaç kilometre güneyindeki Amos Antik Kenti'ni ziyaret edebilirsiniz.
65 kilometre boyunca eski taş evler ve modern villalar, antik kentler ve yeni yerleşimler arasında zaman yolculuğu yapacağız!
Rotanın başlangıç noktası Olan Söğüt, eski bir ticari limandır. Sakin bir tatil ve organik bir diyet için ideal bir noktadır!
Söğüt'ten ayrıldıktan sonra tepelerden ineceğiz ve karşımıza küçük adalar çıkacak. Son durağımız olan Serçe Limanı, kamp için harika bir yer!
Hendekten başlayan parkur bol virajlar ve yokuşlar içeriyor. Trafik olarak ise sakin bir güzergah, antrenman için oldukça ideal. Yokuşlu bölümün sonunda ise çeşmeler mevcut. Güzergah üzerinde bulunan köylerde küçük market, çeşme ve köy kahvesi bulunuyor.
Karasu ilçesi ile Kocaali arasında çoğunlukla şehir içinde ilerleyen, bisiklet yollarının da bulunduğu bir rota. Denizin kenarında olduğundan yol boyunca denize girilen plajlardan geçiliyor.
Şehir içi kısmı hariç trafik durumu sakin bir rota. Adapazarı çıkışından D100 kara yolundan sağa dönüldükten sonra köylerden geçen iniş çıkışların olduğu bir yol.
Şehir içinden çıkana kadar trafik yoğun. Kaynarca yolundan sağa dönüldüğünde tek şerit gidiş gelişli köylerden geçen hafif iniş çıkışların olduğu bir yol sizleri bekliyor.
Trafik durumu şehir içinden çıkana kadar orta ve üzeri. Karasu yolu istikametine döndükten sonra sakin. Yol üzerinde petrol istasyonları ve marketler mevcut. Ferizli ilçesinden geçerken yol üzerinde sulu yemek ve et ürünleri restoranları mevcut.
Trafik durumu genellikle yoğun. Parkur ana güzergah olan Adapazarı-Bilecik yolundan Geyve istikametine doğru gidiyor, yol üzerinde petrol ve dinlenme tesisleri mevcut.
Kısa ve tamamı şehir içinde geçen bir güzergah. Hafif gezinti ve sonunda şehrin çıkışındaki tarihi köprüye varılan bir rota. Bu turumuzda bisikletseverleri şehir içinde tarihi ve kültürel bir yolculuğa çıkarıyoruz.
Trafik olarak yoğun bir rota. Arifiye ilçesinden geçerek Sapanca gölü kıyısına ulaşıyor. Düz bir güzergah. Yol üzerinde petrol istasyonları ve marketler mevcut. Varış noktasında da restoran ve kafeler var.
Şehir merkezinde trafik durumu yoğun. Şehir dışında sakin sayılacak bir trafik var. Dağ dibinden sağa dönüldüğünde gidiş gelişli iki şeritli yol köylerin içinden Poyrazlar Gölü’ne kadar devam ediyor.
Rotanın trafik durumu şehir merkezinden çıktıktan sonra iş giriş-çıkış saatleri hariç sakin. Yol koşulları çift şeritli ve düz bir güzergah. Kısa bir antrenman parkuru ve varış noktasında dağ bisikleti ve BMX parkuru mevcut.
Trafik durumu orta düzeyde bir rota. Adapazarı çevre yolundan görsellerde ve armalarda kullanılan Sakarya nehri üzerinde bulunan köprüden geçerek gidiş gelişli bir yol olan Ankara Caddesi ile köylerden geçerek Sakarya-Bolu yoluna bağlanıyor ve Hendek’e kadar E-5’ten ilerliyor.
Trafik durumu şehir içinden çıkana kadar orta ve üzeri. Karasu yolu istikametine döndükten sonra sakin. Düz bir güzergah. Yol üzerinde petrol istasyonları ve marketler mevcut.
Serdivan ilçesi sınırlarında Sapanca Gölü kenarında mesire alanı olan Gölpark’a ulaşımın büyük bölümü şehir içinden geçiyor. Trafik genelde yoğun. Sakarya - İzmit yoluna çıkıldığında yol kenarında yöresel meyve sebze satışı yapan yerler var.
Bu güzergah Gölpark-Gölbaşı Piknik Alanı ardından Sapanca merkeze geçiyor. Pamukova yoluna köylerden bağlanarak Sakarya’ya devam ediyor. Sapanca’dan sonraki bölüm Pamukova yoluna bağlanana kadar tek gidiş gelişli iki şeritli bir yol.
Trafiğin yoğun olduğu bir rota. Genellikle şehir içi sayılabilecek bir güzergah. Merkez, Serdivan ve Arifiye ilçelerinden geçerek göl kenarına ulaşılıyor.
Trafik şehir içindeki bölümlerde yoğun. E-5’den Alancuma istikametine dönüldüğünde sakinleşiyor. Gidiş gelişli iki şeritli bir yoldan köylerin içinden geçerek Akyazı’ya kadar devam ediyor.
Trafik şehir içinden çıkana kadar orta ve üzeri. Kaynarca yolu istikametine döndükten sonra ise yol sakinleşiyor. Kaynarca’ya gelindiğinde ihtiyaç halinde petrol istasyonları ve marketler mevcut.