Sivas ve Erzurum kentleri, İpek Yolu gibi antik ticaret yollarının kesiştiği yerdeki coğrafi konumları nedeniyle çok katmanlı kültürel miraslara sahiptirler. Bu kentler, Asya ve Anadolu arasındaki stratejik öneme sahip konumlarının bir sonucu olarak dini merkezler olarak geliştiler.
Toprak Ana & Ana Tanrıçalar
Türkiye, insanlığın en eski tarım yerleşimlerine ev sahipliği yapmaktadır. İlk çiftçiler, kendilerini doyuran dünyayı bir anneye benzetiyor ve dolayısıyla bir Ana Tanrıça’ya tapıyorlardı. Bu Toprak Ana’nın en eski tapınağı Çatalhöyük’tedir. Toprak Ana, 6,000 yılı aşkın bir süre en büyük tanrıçaydı ve farklı isimler altında ona tapınıldı. İlk adı Kubaba’ dır. Bazen Kybele, bazen Artemis, Afrodit veya Demeter gibi Yunan tanrıçaları şeklinde görünür. En son ve büyük tapınaklarından biri, Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Efes’teki Artemis (Artemisium) Tapınağı’dır.
Türkiye’nin çok kültürlü mirası binlerce yıl öncesine dayanıyor ve farklı medeniyetlerin ve inançların yerleşimine tanıklık ediyor. Yerel kültür, ticari yollar sayesinde farklı diller, müzik, mimari ve kültürün hemen hemen her yönüyle kaynaştı.
Yahudi halkının Anadolu ile derin tarihi bağları vardır. Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyıları boyunca yer alan Sardes gibi antik kentlerdeki Yahudi yerleşimlerinin kalıntıları MÖ 4. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Ankara’da bulunan bir sütun üzerine takılı iki bronz levha, İmparator Augustus’un Yahudilere verdiği hakları göstermektedir. Osmanlı İmparatorluğu, varlığı boyunca Yahudilere kucak açmıştır. 14. yüzyılın başlarında Batı Avrupa’dan kovulan Yahudilerin bir kısmı Osmanlı topraklarına yerleştirilmiştir.
Aziz Paul, MS yaklaşık 5. yüzyılda, Türkiye’nin güneydoğusundaki Kilikya’nın Tarsus şehrinde doğdu. Çeşitli misyonerlik seyahatleri boyunca Aziz Paul, Anadolu’nun birçok bölgesini gezerek Mesih’in sözlerini yaydı. Paul’ün hayatını ve yolculuklarını, Paul'ün Mektupları ve Elçilerin İşleri isimli bir kitaptan öğreniyoruz. Paul, deniz yoluyla 10,000 milden fazla seyahat etmiş ve yoldaşlarıyla birlikte yaya olarak üç misyoner yolculuk yapmıştır. Paul, dördüncü yolculuğunda Kudüs’ten Roma’ya gittiği ve orada öldü.
Yedi Uyurlar Kıssası, hem Hristiyanlık hem de İslamiyet rivayetlerinde yer almaktadır.
İslam dünyasında Yedi Uyurlar'ın kıssası, Kur’an-ı Kerîm’de Kehf Suresi’nin 9 ile 26. ayetlerinde anlatıldığı için çok iyi bilinmektedir. Bu surede, uyuyanların tam sayısı verilmezken bu sayıyı sadece Allah’ın bildiği söylenmektedir.
İlk yedi ekümenik konsillerin hepsi Anadolu'da ve özellikle İstanbul, Selçuk (İzmir) ve Bursa kentlerinde yapıldı. MS 325 ile 787 yılları arasında düzenlenen yedi konsil, öncelikle doktriner çatışmaları göz önünde bulundurmalarıyla tanınıyor. Konsiller ayrıca kanonlar halinde belirlenen pratik konularda da karar verdiler.
Anadolu’daki Selçuklu ve Osmanlı ahşap camileri, ahşap ve etkileyici el yapımı süslemeler ile dini mimarinin nadir örneklerindendir. Ahşap çatılı ve ahşap sütunlu camiler, Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi’nde Konya, Ankara ve Kastamonu’da yoğunlaşmıştır. Osmanlı döneminde, merkezden uzak bölgelerde ahşap çatılı ve ahşap sütunlu camilerin inşa geleneği 20. yüzyıla kadar devam etmiştir. “Anadolu’daki Ahşap Çatılı ve Ahşap Sütunlu Camiler” UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.
Türkler 11. yüzyılda Anadolu’ya geldikten sonra, Mevlana Celaleddin-i Rumi ile Hacı Bektaş Veli ve müritleri, İslami unsurları ve geleneksel Türk kültürünü ustaca birleştirdiler. Antik kaynaklara ve inançlara da erişebildikleri Anadolu toprakları, bu fikirlerin bütünleşmesi için mükemmel bir yerdi.