Hz. İbrahim’in Yolu, İbrahim Peygamber’in (Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından tektanrıcılığın önderi olarak bilinir) izinde, doğduğu Şanlıurfa’dan başlayarak birçok ülkeden geçerek son istirahatgahına kadar giden bir yürüyüş yoludur.
12 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Şanlıurfa’nın, antik kent Ur Kaśdim (Kaldealıların Şehri) olduğuna inanılır. Urfa, bölgede gelişmiş tüm uygarlıkların mirasını gururla sergilemektedir.
Şanlıurfa’nın tarihi Paleolitik Çağ’a kadar uzanır. Şehir ve çevresi Sümerler, Akadlar, Hititler, Babilliler, Keldaniler, Hurriler, Mitanni Krallığı, Aramiler, Süryaniler, Medler ve Pers İmparatorlukları gibi birçok uygarlığın hakimiyetini görmüştür.
Türkiye'nin güneydoğusu, zengin toprak ve tarihe sahip Bereketli Hilal’in (Mezopotamya'nın kuzey kısmı) kuzey sınırını oluşturmaktadır. Binlerce yıldır Fırat ve Dicle Nehirleri’nin su yollarından beslenen Bereketli Hilal, çeşitli kültürlere, zengin tarıma ve ticarete ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye’nin bu bölgesinin en batı noktasında yer alan Gaziantep şehri, tarih öncesi çağlarda bir höyük üzerinde oluşmuştur ve bugün Dülük olarak bilinen Doliche Antik Kenti'ne ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi MS 1.-3. yüzyıllara dayanan bu antik yerleşim mağaralarında İkiz Tanrısı Mitras’a tapınmak için yapılan yeraltı tapınakları bulunmaktadır. Bunlar Güneydoğu Anadolu’daki Mitras’ın önemli kült merkezleriydi.
Mardin, Mezopotamya’nın merkezinde, Dicle ve Fırat olmak üzere iki güçlü nehir arasında, inanılmaz derecede zengin bir bölgedir. Zengin tarihiyle şanslı bir şehirdir. Türkiye’nin güneydoğusunda, Yukarı Mezopotamya’nın kalbinde, çok dinli ve çok kültürlü bir ildir. Mardin yüzlerce yıl boyunca Antakya Süryani Ortodoks Patrikhanesi’nin merkeziydi. Mardin’de birçok inanıştan insanlar yaşıyor ve kendilerinden önce gelen insanların ve kültürlerin mirasını taşıyorlar.